RİYAKÂRLIK

gkn shn Şubat 21, 2013 Yorumlar Kapalı
RİYAKÂRLIK

      RİYAKÂRLIK

 

 

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Allah insana sayısız nimetler vermiş ve ondan kendisini tanıyıp ibadet etmesini, ilâhî emir ve yasaklarına uymasını, bütün bunları da yalnız kendi rızası için yapmasını istemiştir. Nitekim Mü’min sûresinin 65. ayetinde meâlen şöyle buyurulmaktadır: “O(Allah) diridir. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah’a itaat ederek (samimi olarak) O’na ibadet edin. Hamd, âlemlerin rabbine mahsustur.”1

 

Aziz Müminler!

Riya; iş, söz ve davranışlarda gösterişte bulunmak, bir iyiliği veya salih bir ameli Allah’ın rızasını kazanmak niyetiyle değil, insanların beğenisi için yapmaktır.

 

Özellikle maddî ve manevî çıkarlar elde etmek için, yüce dinimizin aracı kılınması, insanın Allah katındaki kıymetini yok ettiği gibi toplum içerisindeki itibarını da zedeler. Zira Yüce Allah’a karşı samimi olmayan, insanî ilişkilerde de samimiyet gösteremez. Kişinin söz ve davranışlarındaki samimiyetsizlikleri, diğer insanlar tarafından kısa zamanda anlaşılır. Neticede bu kişilere kimse güvenmez.

 

Bununla birlikte riya, ibadetin özünü bozar, sevabını giderir, ortada yalnız ibadetin şekli kalır. Bunun için kul, ibadet esnasında riyadan, gösterişten uzak kalmalı, ibadetlerini sırf Allah rızası için yapmalıdır.

Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), hutbemin başında okuduğum hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Her kim işlediği bir hayrı, menfaat umarak halka duyurursa, Allah da onun gizli işlerini duyurur. Yine her kim işlediği bir hayrı gösteriş için yaparsa, Allah da onun riyakârlığını ortaya çıkarır.”2

 

Değerli Kardeşlerim!

Riya bahane edilerek ibadetler terk edilmemeli, kesin bilgi sahibi olunmadıkça da başkaları riyakârlıkla suçlanmamalıdır. Riya kalbe ait bir durumdur. Kalplerde olanı ise ancak Allah bilir.

 

İbadetlerimizi ve işlerimizi eksiksiz yerine getirme gayreti içinde olmalı, gösterişten uzak, ihlâslı ve samimi duygularla hareket etmeliyiz. Amellerimizin sevabını gösteriş ve riya ile kaybetmemeliyiz. Yüce Allah’ın rızasını, insanların övgüsüne tercih etmeyi hayat prensibi haline getirmeliyiz.

 

Hutbemi, başta okuduğum Bakara suresinin 264. ayetinin mealiyle tamamlıyorum: “Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın…3

 

——————————————————————————————-

 

1.Mümin, 65

2. Müslim, Zühd, 38

3.Bakara, 264

 

Redaksiyon: Ankara Müftülüğü İl Hutbe Komisyonu

 

Comments are closed.