İSLAMDA BARIŞ

gkn shn Şubat 11, 2013 Yorumlar Kapalı
İSLAMDA BARIŞ

İSLAMDA BARIŞ

 

Muhterem Müslümanlar!

Yüce dinimiz İslâm, müslümanlar arasında kardeşlik, sevgi ve barışı emretmekte; fitne, fe­sat, düşmanlık ve bozgunculuğu büyük günah olarak saymaktadır. Binaenaleyh, müslümanla­rın huzur, barış ve güvenliğini ihlâl eden her tür­lü menfi davranış dinimizce yasak edilmiştir. Nitekim, bir hadis-i şerifte Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: “Birbirinize haset etmeyin. Alışverişte birbirinizi aldatmayın. Bir­birinize dargın durmayın ve birbirinizden yüz çe­virmeyin. Birbirinizin bitmek üzere olan pazarlı­ğını bozmayın. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir, ona zulmet­mez, onu yardımsız bırakmaz ve ona hor bakmaz.”(1)

 

Aziz Mü’minler!

İslâm’ın temel hedeflerinden biri de insanları dünya ve ahirette mutlu kılmak, can ve mal em­niyetini temin edip, insanlar arasında barışı sağ­lamaktır. Bu gerçek bizzat “İslâm” kelimesinden de anlaşılmaktadır. Zira İslâm, barış ve huzur demektir. Müslüman ise, barış ve huzura kavuş­muş ve Allah’a teslim olmuş kişi demektir. Bu konuda Cenab-ı Allah bir ayet-i kerîmede şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Hep birden barışa girin (barışçı olun), sakın şeytanın peşinden git­meyin. Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.” (2)

İslâm dini barış dinidir. Hoşgörü, iyilik, yardımlaşma ve güzel ahlâk dinidir. “Ben güzel ah­lâkı tamamlamak üzere gönderildim.”(3) buyuran sevgili Peygamberimiz barışı ve adaleti sağla­mak, yeryüzünde fesat, zulüm ve düşmanlığı kaldırmak üzere gönderilmiştir.

Müslümanların hoşgörülü, iyi ahlâklı olmala­rı, birbirleriyle iyi geçinip, kardeşçe yaşamaları gerektiğini beyan eden sevgili Peygamberimiz bir başka hadislerinde mü’mini şöyle tarif et­mektedir: “Mü’min, başkalarıyla iyi geçinen ve kendisi ile iyi geçinilendir.” (4)

 

Değerli Cemaat !

Milletçe huzur ve mutluluk içinde yaşayabil­memiz için düşünce ve inançları bizden farklı da olsa, başka kişilere karşı hoşgörülü davranıp toplum barışı için hizmet etmek gerekir. İç ve dış düşmanların sinsi oyunlarına gelmeden, her zamankinden daha fazla bugün bunu yapmaya ve barış içinde yaşamaya mecburuz. Zira millî menfaatlerimiz, milletçe birlik ve bütünlük için­de bulunmamızı zaruri kıldığı gibi; dinî inançla­rımız da sevgi, barış, kardeşlik ve dayanışma içinde bulunmamızı gerektirmektedir.

Hutbemi, başta okuduğum hadis-i şerif meâli ile bitirmek istiyorum: “Müslüman; insanların, elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir.”(5)

 

 

 

Diyanet İşleri başkanlığı’nın Ocak 2000 tarihli hutbesinden derlenmiştir

 

Redaksiyon  : İl Müftülüğü Hutbe Komisyonu

————————————————————

1- R. Salihîn Trc. c.1, s. 277, Diyanet Yay. Ankara, 1990

2- Bakara, 208.

3- İmamı Malik, Muvatta, Keşful Hafa, c. 1, s. 224, Beyrut.

4- 250 Hadis, s. 85, Diyanet Yay. Ank. 1979

5- Tirmizi, İman 12

Comments are closed.