EVLAT, EŞ VE ANNE OLARAK KADIN

gkn shn Şubat 10, 2013 Yorumlar Kapalı
EVLAT, EŞ VE ANNE OLARAK KADIN

EVLAT, EŞ VE ANNE OLARAK KADIN

 

Değerli Müminler!

Yüce Allah evrendeki her şeyi çift yaratmıştır. Kur’an-ı Kerim’de; “Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.” [1] ayetiyle bu gerçek dile getirilmektedir.  Allah katında saygın bir yere  sahip olan insan da; kadın ve erkek olarak yaratılmıştır. Her varlığın yaratılışında olduğu gibi, erkek ve kadının yaratılışında da, sayısız hikmetler mevcuttur. Kadınların geçmişte ve  günümüzde  gerek ailede, gerekse toplumsal yapıda, her zaman hak ettikleri saygı ve değeri gördükleri söylenemez. Öyle ki; insanlık tarihinde kadının insan olup olmadığı tartışılacak kadar insaftan uzaklaşılmış, hatta o, namusa leke süren bir varlık  olarak düşünülmüş ve hayat hakkı hiçe sayılarak, kumlara gömülecek derecede vahşi muamelelere maruz kalmıştır. Üzülerek belirtelim ki, günümüzde de boyut ve biçimi farklı olsa da, benzeri uygulamalara şahit olmaktayız. Bu muamelelere maruz kalan kadın, Allah’ın bize bir emaneti olan eşimiz, Rabbimizin bize göz aydınlığı olarak verdiği kızımız, yaratılışımızda, hatta hayatımız boyunca ilk sığınağımız,anamızdır.

Değerli Müminler!

Kadın, anamızdır. Analarımız bizlerin dünyaya gelmesine vesile olan fedakarlık sembolü kimselerdir. Analar, çocuklarını hamilelik dönemlerinde büyük zorluklarla taşımakta, çeşitli eziyet ve sıkıntılarla dünyaya getirmektedir. Doğum sonrasında ise, uykularını bölerek çocuklarını merhamet ve şefkatle emzirmekte, onları  sevgiyle büyütmektedir. Yaşımız her ne olursa olsun hepimiz annelerimizin sevgi, şefkat ve merhametine muhtaç oluşumuzu derinden hissederiz. Şairin de dediği gibi;

“Ana başta taç imiş,

Her derde ilaç imiş,

Bir evlat pir olsa da,

Ana’ya muhtaç imiş.”
        Muhterem Müminler!

Bir eş olarak kadın,  hayat arkadaşımızdır. Hayatın zorluklarını, onunla paylaşarak hafifletiriz. O, bizim sadık bir dert ortağımızdır. Huzur ve mutluluğumuzu onunla paylaştıkça, hayatımız daha bir anlam kazanır. Zaten aile yuvasının kuruluşunun temel amacı da bu değil midir?  “İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp, aranızda sevgi ve rahmet var etmesi, Allah’ın (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için dersler vardır.[2] ayeti, duygu ve sözlerimize ne güzel de tercüman oluyor. Eşlerimizle bizler arasında var olan sevgi,  ilahi kökenlidir.  Unutmayalım ki, onlar bize, biz de onlara Allah’ın birer emanetiyiz. Kur’an-ı Kerim’de,  mümin erkek ve kadınların, birbirlerinin dostu oldukları ve birbirlerine iyiliği tavsiye edip, kötülükten sakındırdıkları [3] bildirilmiştir.  Acısıyla, tatlısıyla bir ömür boyu beraber hayat sürecek eşlerin; dostluğa, karşılıklı sevgi ve saygıya, herkesten daha çok ihtiyaçları olduğu açıktır. Kur’an-ı Kerim’de; “…Eşlerinizle,  iyi geçinin… Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah’ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.[4] buyurulmaktadır.

Aziz Müslümanlar!

Kadın; canımız kadar sevdiğimiz evladımızdır.  Kız evladına ikinci sınıf muamelesi yapmak , İslamın uygun görmediği bir davranıştır.Unutmayalım ki, kız olsun, erkek olsun,  onlar bize Yüce Mevlamızın sevinç ve mutluluğumuza vesile olan birer lutfudur. Onlardan birinin hakkı, diğerinden daha az değerli ve kutsal değildir. Kız çocuklarının mirastan, eğitim ve öğretim imkanından  mahrum edilmeleri, dinimizin esasları ile bağdaşmaz.

Hutbemi, Rahmet Peygamberimizin  şu sözleriyle bitirmek istiyorum: “Her kim kız çocukları yüzünden bir sıkıntıya uğrar da, onlara iyi bakarsa, bu çocuklar onu cehennem ateşinden koruyan bir siper olurlar. ” [5] “Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, kıyamet günü o kimseyle ben, yanyana bulunacağız” [6]

_________________
[1]Zariyat, 51/49.
[2]Rûm, 30/21 .
[3]Tevbe 9/71
[4]Nisâ, 4/19.
[5]Buhârî, Zekât 10, Edeb 18; Müslim, Birr 147.
[6]Riyazü’s- Salihin Terc.C: I, Hd. No: 265

 

 

 

 

EKLEME VE ÇIKARMALAR: İL HUTBE KOMİSYONU

 

 

 

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ  10.03.2006 TARİHLİ  HUTBESİDİR

Comments are closed.