DİNİMİZDE HOŞGÖRÜ VE İNSAN SEVGİSİ

gkn shn Şubat 10, 2013 Yorumlar Kapalı
DİNİMİZDE HOŞGÖRÜ VE İNSAN SEVGİSİ

DİNİMİZDE HOŞGÖRÜ VE İNSAN SEVGİSİ

 

Muhterem Mü’minler!

Varlıklar içerisinde en seçkin yeri olan, insandır. İnsanın gerek fiziki ve gerekse ruhi yönden en güzel şekilde yaratılması, başta akıl olmak üzere sayısız nimetler verilmesi, insanın üstünlüğünü ve Allah katındaki değerini göstermektedir.

Nitekim, Tîn Suresi 4’üncü ayetinde, “Andolsun ki biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.”,  İsra Suresinin 70’inci ayetinde de, “Biz, gerçekten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık.” buyurulmaktadır.

Öyle ise, en güzel ve en değerli varlık olan insanoğlu, bu değerini birbirine olan sevgisiyle gösterecektir. Yaratıcımız, bizleri değer vererek yarattığı için bizler bu kıymetin farkında olmalı ve İlah-i rızayı kazanmak için birbirimizi sevmeliyiz. Hepimizi yaratan aynı olduğuna göre, yaratılan her insan sevgi ve hoşgörüye layıktır. Yunus’un deyişiyle, “Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü” anlayışı, dinimizin insan sevgisine vermiş olduğu değerin çok güzel bir ifade şeklidir.

 

Kıymetli Müslümanlar!

İnananların birbirini sevmeleri, gerçek manada iman edip etmemeleri ile çok yakından ilgilidir. Nitekim sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.”(1) buyurarak, insan sevgisi ile iman arasındaki ilişkiye dikkat çekmektedir. Asrı Saadet’ten şu tablo, insana duyulan sevgiyi göstermek bakımından çok önemlidir:

Bir savaş sırasında birkaç müşrik çocuğu kargaşada ölmüşler. Efendimiz (s.a.s.) bunu duyunca çok üzülmüş. Kendisine, bunların müşrik çocukları olduğu söylenince Efendimiz; “Bu çocuklar müşrik çocukları da olsalar insandır. Her can fıtrata göre yaratılmıştır.”(2) diyerek, insan sevmenin ne anlama geldiğini anlatmıştır.

Hoşgörü, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in davranışlarında önemli bir ilke olmuş ve bu ilkenin temelini de, hutbemin başında okuduğum, “Kolaylaştırın zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin.”(3)  prensibi oluşturmuştur.

Asırlar öncesinden günümüze ışık tutan gönüller sultanı Mevlana da bütün insanlara kucak açmış ve “Gel! Her ne olursan ol, yine gel!” sözleriyle insanlığı kardeşlik ve sevgiye davet etmiş ve böylece, özümsediği dinin ruhunu herkese anlatmaya çalışmıştır.

 

Aziz Kardeşlerim!

Hoşgörü, toplumsal barış ve uzlaşmaya, karşılıklı anlayış, saygı ve sevgiye dayalı, kavga ve kaygıdan uzak, huzurlu bir toplum oluşmasına yardımcı olur. Zira böyle bir toplum oluşturmak dinimizin başta gelen hedeflerinden birisidir.

Anlamı barış, kardeşlik ve hoşgörü olan bir dinin temsilcileri olarak bu prensipleri hayatımızda öncelikle bizler yaşamaya gayret edelim.

Hutbemi, başta okuduğum Al-i İmran Suresi 134’üncü ayetiyle bitiriyorum: “Onlar, bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.”

 

 

Hazırlayan:    Mücteba ALTINDAŞ

Kazan İlçe Vaizi

 

 

Redaksiyon: İl Müftülüğü Hutbe Komisyonu

———————————————————————————

1. Müslim, İman, 22

2. İslam Tarihi, Asrı Saadet, c. 2-982

3. Buhari, 1,15

Comments are closed.