ÇOCUK EĞİTİMİ

gkn shn Şubat 10, 2013 Yorumlar Kapalı
ÇOCUK EĞİTİMİ

             ÇOCUK EĞİTİMİ

 

Muhterem Müslümanlar!

İslâm dininin özenle üzerinde durduğu en önemli konulardan biri de çocuk eğitimidir. Bilin­diği gibi toplumun temeli aile, ailenin özü de ço­cuktur. Kur’an ifadesiyle çocuk; “Dünya hayatının sü­südür.”(1) Peygamberimizin ifadesiyle çocuk; “Cennet çiçeğidir.”(2) “Gönül meyvesidir.”(3) “Bereket­tir” (4) “Cennet Kokusudur”(5) “Dünyada nur, ahirette sürur “dur.(6)

Âyet ve hadislerde belirtildiği gibi en kıymetli varlığımız olan, kanımızdan, canımızdan yaratılan, ümidimiz ve istikbalimiz bulunan çocuklarımızı en güzel şekilde terbiye etmek hem dinî hem de millî bir görevimizdir.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), bir hadis-i şeri­finde; “Bir babanın evladına bırakacağı en gü­zel miras, güzel terbiyedir.”(7) buyurarak, çocu­ğun hem dünya hem de ahiret mutluluğunu gaye edinen terbiyeye dikkat çekmiştir. Terbiye, ilk planda çocuğun şahsiyetini geliştirme, olgunlaştır­ma faaliyeti olarak görülse de; geniş planda yarın­ki cemiyeti kurma gayretidir.

 

Değerli Müminler!

Peygamber (s.a.s.) Efendimiz; “Çocuğun ba­bası üzerindeki hakkı güzel bir isim vermesi ve terbiyesini (eğitimini) güzel yapmasıdır.”(8) bu­yurmaktadır.

Dolayısıyla çocuğun, ailesine, cemiyetine fay­dalı bir şekilde yetişmesi, ihtiyaç duyduğu bütün insanî ve ahlâkî faziletleri, sosyal kural ve toplu­mun davranışları, dinî inanç ve değerleri öğrenme­si ve yaşaması, ruhî ve bedenî bakımdan sağlıklı, bilgili ve hünerli olabilmesi için ana babanın bütün imkânları kullanarak gayret sarf etmeleri gerekir.

İslâm fıtratı üzere temiz bir yaratılışla, günahsız dünyaya gelen çocuğun eğitim ve terbiye­sinde Peygamber Efendimizin prensiplerine, ko­nuyla alakalı tavsiyelerine bakmak işimizi kolay­laştıracaktır.

“Kimin çocuğu varsa onunla çocuklaşsın.”(9) buyuran Peygamberimiz (s.a.s.) terbiyede çocuk psikolojisinin önemine; onun seviyesini anlama­dan problemlerine gerçekçi çözüm bulunamayaca­ğına dikkat çekmektedir. Efendimiz karşılaştığı bütün çocuklarla selamlaşması, onlarla şakalaşma­sı, torunlarını ve diğer çocukları kucaklayıp öpme­si; onun prensiplerinden bazılarıdır.

Peygamberimiz terbiyede hiçbir zaman şiddet ve cezalandırma yöntemini kullanmamış; çocuğun hatasını yüzüne vurmayı, onu küçük düşürücü, alay edici sözler sarf etmeyi, ona beddua etmeyi ya­saklamıştır.

 

Aziz Kardeşlerim!

Milletine ve memleketine faydalı evlatlar yetiş­tirmek için üzerimize düşen görevlerimizi yerine getirmek, bize mutluluk, memleketimize güven ve­receği gibi: öldükten sonrada ardımızda hayırlı bir evlat bırakmanın sevincini ahiret hayatında bize yaşatacağını unutmayalım.

Hutbemi, başta okuduğum hadis mealiyle bitirmek istiyorum: “Kişinin, çocuğunun eğitimi ile uğraşması, bir ölçek sadaka vermesinden daha hayırlıdır.”(10)

 

Diyanet İşleri başkanlığı’nın Ağustos 1999 tarihli hutbesinden derlenmiştir.

 

Redaksiyon: İl Müftülüğü Hutbe Komisyonu

————————————————————

1-Kehf,46.

2- Keşf’ül-Hafa, 2/1402. 3-Feyzü’l Kadir, 6/398.

4-  Feyzü’l Kadir,1/354.

5- Feyzü’l Kadir, 4/42.

6-  İstilah-ı Fıkhiye Kanunu 2/153.

7-  Hadis Ansiklopedisi, İ. Canan, c. 1, s. 378.

8- Hadis Ansiklopedisi, c. 7. s. 363.

9-  TDV. İs. Ansiklopedisi, c. 7, s. 357.

10-Tirmizi, Birr,33

Comments are closed.