CAMİLERİMİZ

gkn shn Şubat 11, 2013 Yorumlar Kapalı
CAMİLERİMİZ

CAMİLERİMİZ

 

Muhterem Müslümanlar!

Camiler, ibadet ettiğimiz, Allah’ı çokca andığımız, birlikte dua ve yakarışta bulunduğumuz, birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz, aramızdaki sevgi saygı, kardeşlik ve dayanışma kültürünü geliştirdiğimiz kutsal mekânlardır. Camiler, içinde huzur bulduğumuz yerlerdir. Çünkü camiler, Allah’ın, “evim” dediği Kâbe’nin yeryüzündeki şûbeleridir.

Peygamberimiz (s.a.s.) Efendimiz: “Size cemaat halinde bulunmanızı, ayrılıp dağılmaktan şiddetle kaçınmanızı tavsiye ederim.”(1) buyurarak, birlik ve beraberliğin önemini vurgulamıştır. İşte camilerimiz, bu birlik ve beraberliği en yoğun olarak yaşadığımız, aramızdaki sevgi ve saygı bağlarını güçlendirdiğimiz yerlerdir.

Günde beş kez okunan ezanlarla birlikte cemaate davet edilen müslümanlar, beraberce Allah’ın huzuruna çıkmanın, kıyâma durmanın, alnını secdeye koymanın hazzını ve huzurunu yaşarlar. Bu suretle her türlü kötü duygu ve düşüncenin esâretinden kendilerini kurtarırlar. Birbirlerinin sevinç ve üzüntüsünü paylaşırlar.

 

Değerli Kardeşlerim!

İlk yapıldığı günden bugüne camiler, ilim ve irfan yuvası olmuştur. Toplumu ilgilendiren olaylar camilerde görüşülmüş, hutbe ve vaazlarla insanlar aydınlatılmıştır. Böylece camiler, ibadethâne olmanın yanında bir istişâre mekânı olarak da kullanılmıştır.

 

Kıymetli Mü’minler!

Allah Teâlâ hutbemin başında okuduğum Tevbe sûresinin 18’inci âyetinde şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.”

Bu ayet-i kerimeden anlaşıldığı üzere; cami ve mescitlerin bakımı, onarımı ve temizliği gibi hizmetler ile buralarda sunulan irşat hizmetleri, büyük öneme sahiptir. Bu hizmetleri yerine getirenlerin mükâfaatları elbette büyük olacaktır.

 

Aziz Cemaat!

Bildiğimiz gibi, bir yeri mâmur etmek iki şekilde olur: Birincisi onun binasını inşa temek, ikincisi ise onun boş, garip ve âtıl kalmasını engellemek. Onun için Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) Efendimiz, mü’minleri cemaate iştirâk etmeye teşvik etmiştir.

O halde biz de bu mükâfatlara erişebilmek için camilerimize sahip çıkalım, namazlarımızı mümkün olduğu kadar cemaatle kılalım.

Hutbemi, başta okuduğum hadis-i şerif meâliyle bitiriyorum: “Camide cemaatle kılınan namaz,  yalnız kılınan namazdan 27 derece daha faziletlidir.” (2)

 

 

Hazırlayan:    M.İkbal DERİN

Kızılcahamam Vaizi

 

Redaksiyon: İl Müftülüğü Hutbe Komisyonu

————————————————————————————

1. Tirmizi, Fiten 7

2.   Müslim, 1/450

 

Comments are closed.